Arşiv

Tagına göre içerikler «içerik»

SEO deneyi ve son pagerank yenilenmesi.

03 Kas 2009

Devamlı okuyucularım varsa bilirler, ülke dışına çıktığım andan itibaren nerede ise iki ay boyunca yazı yazma imkanım olmadı. Yine bu devamlı okuyucularım bilirler ki genellikle iki günde bir yada haftada bir kesinlikle birden fazla yazı yazardım. Hani blogculuğun ve SEO’nun vazgeçilmezi olan devamlı yeni içerik ekleme olayı bende bu iki ay boyunca hiç yoktu. Bir taraftan üzerinde o kadar durduğum konuda geri adım atmam beni üzsede bu zor durum bir deney yapma imkanı sundu bana. Deneyin amacı iki ay gibi kısa sürede yenilenmeyen ve yorumları incelenmeyen bir blogun ziyaretçi sayısı, sayfa izlenimleri, feed okuyucu sayısı ve arama motorlarlarının etkinliği ne derecede değiştiğini belirlemek. Normal durumda istesemde bu kadar süre yazmadan duramazdım. Ama bura ister istemez yazmadan, uğramadan geçirdiğim iki ayın sonucunda olan değişiklikleri görebilme imkanım oldu.

Deneyin sonucunu kısaca şöyle özetleyebilirim.

Olumsuz olan arama motorlarının etkinliklerinin yok olması, yani arama motorlarının ajanları siteme uğramaz oldu. Buda şunu ortaya koyuyor; arama motorları kesinlikle yeni içerik sevdikleri. Yani aynı içerik için yeniden gelip listeleme yapan bir tane bille Allah’ın kulu yok.

Olumlu olan, yada pek değişiklik görünmeyen tarafı ziyaretçi sayısı ve sayfa izlenimleri sayısınıdır. Tabi ki küçükte olsa biraz azalma görülüyor ama beklediğimden çok değil. Bunu da güncel içerik bulamayan devamlı ziyaretçilerimin yavaş yavaş blogumu ziyaret etmemelerine bağlıyor. Arama motorlarından gelen ziyaretçi oranı nerede ise değişmedi.

Ağlasam mı, gülsem mi?

Bilmiyorum! Bu iki aylık dönem sonrası son 2 – 3 hafta yazı yazıyorum ve yine beklediğimden olumlu sonuçlar alıyorum. Bir taraftan “Demek ki yazı yazarak eski ziyaretçi sayısına  hızlı ulaşabililrim.” diyerek seviniyorum. Diğer taraftan ” Belkide yazmaya ara vermeseydim çok daha iyi sonuçlar elde ederdim.” diye de üzülüyorum. Çünkü son iki haftada deney öncesi ziyaretçi sayısı ve sayfa izlenimleri sayısını aşmış oldum. Anlayacağınız yavaş bir geri dönüş beklerken eskisinden daha iyi sonuçları kısa bir sürede elde etmiş oldum.

Bu durumu göresel olarak yansıtabilmek için aşağıda ki  Google Analitycs ve Wordpressin Statpress eklentisinin istatistik grafiklerini göstermek istedim. Sayılardan ziyade direkt olarak sütün ve çizgilere bakmanız yeterli olacak zanedersim.

Buyrun. Bu ilk grafikte Google Analitycs haftalık ziyaretçi sayılarının doğruları görünmektedir. Gördüğünüz gibi iki hafta boyunca bir düşüş oldu sonra bir hafta yükseliş ve yine düşüş, sonradan yeni bir yükseliş var ama tahminlerime göre o yükseliş bir öncekini geçmeyecek ama ardındaki düşüş çok fazla olacak. Tam o esnada son üç hafta yazı yazmaya başlayınca ziyaretçi sayısı artmaya başladı ve grafikteki ilk haftaya göre daha fazla ziyaretçi sayısına ulaşıldı.

analitycs

Şimdi de Wordpress’in Statpress eklentisinin son 50 günün grafiğine bakalım. Burada gördüğünüz gibi grafiğin ilk günleri sadece ziyaretçi sayısını ve sayfa izlenimlerini gösteren renkler var. Ancak sonraki günlerde araya açık mavi bir renk giriyor. Bu renk arama motorlarının ajanlarının sayısını temsil ediyor. Burada bu fark hemen belli oluyor.

statpress

Anlayacağınız kısada olsa bir süre içeriğin yenilenmemesi sizi arama motorlarına unutturuyor, eminim bu deney biraz daha sürseydi ziyaretçi sayısıda sayfa izlenimleride dibe vuracaktı. Galiba tam zamanında yetiştim.

Bu arada geçen ayın 30′unda gerçekleşen Pagerank güncellemelerinden haberiniz varmı bilmiyorum? Benim blogun Pagerank değeri şimdi 4 oldu. Açıkçası hiç yazmadığım halde Pagerank değerinin artması beni biraz şaşırttı ama çok sevindirdi. Bak şimdi yine üzüldüm belkide yazsaydım pagerank değerim 5 olurdu :) .

Sizde PAgerank değeriniz öğrenmek istiyorsanız bu adresten buyurun: http://www.googlepagerankchecker.com/

Neyse hayırlısı. Umarım size yararlı bilgiler sunabildim.

İlginizi çekecek diğer yazılar

SEO , , , , , ,

İçerik hırsızlarına dikkat edelim.

12 Haz 2009

Bir site veya blogun içeriğini hazırlayan sahibibnin belkide en büyük dertlerinden biri içerik hırsızlarıdır. Bir düşünsenize siz saatlerce bir makale üzerine düşünüyorsunuz, beyin fırtınası yapıyorsunuz, içerik için resim ve video hazırlıyorsunuz, kontrol ediyorsunuz ve yayınlıyorsunuz. Bir kaç saat içinde o içeriği birisi 5-10 dk. harcayarak kendi sitesine ekliyor. Ve yazının sonunda lütfen yararlı bulduysanız reklamlara tıklayında bize para kazanarak yararlanalım. Sizin emeğiniz, sizin potansiyel ziyaretçileriniz ve belkide sizin kazanmanız gereken paralar uçup gidiyor. :)

Süper değilmi?

Buna engel olmak tabiki elimizde değil ancak hırsızları bulmak, belkide konuşmak ve sizden çalınan yazıların sonuna blogunuza bağlantı koydurmak mümkündür. Karşıdakinin insafına kalmış bir olay bu aslında.

Peki bizden içerik çalan birisi varmı? Benim öyle bir sorunum yok, daha yeni ve tanınmamış bir blogum var.  Ancak gelecekte öyle bir problemim olsa belkide ilk yapacağım “Copyscape” arama motoruna başvurmak olacaktır.

Neden? Çümkü bu bizim bildiğimiz goole amca gibi bir arama motoru değil. Bu arama motorunda siz bir web sitesi adresini giriyorsunuz ve Copyscape sizin için o sitenin içeriğini tarıyor ve internetteki başka sitelerde aynı içeriğe sahip sitelerin listesini getiriyor. Böylece sizinle aynı içeriğe sahip sitelere ulaşmış oluyorsunuz.

Ben benim http://www.e-gunluk.net adresimi girdim ve sıfır sonuç aldım. Anlayacağınız benden henüz kimse bir şey çalmadı.

Böyle bir aracın sıkkullanılanlarda olması gerektiğini düşünüyorsanız buraya tıklayın.

Originally posted 2009-03-14 06:03:04.

İlginizi çekecek diğer yazılar

Yararlı araçlar , ,

Zemanta ile daha kaliteli içerik.

23 May 2009

Zemanta aslında hem e-mail hemde blog konusunda size yardımcı olabilecek çok güzel ve etkili blog yazıları hazırlamanıza yardımcı olabilecek bir uygulamadır. İsterseniz wordpress eklentisi halinde isterseniz firefox veya bir başka web tarayıcısına eklenti olarak kurabileceğiniz bir yardımcıdır.

Örneğin ben firefox kullandığım için ve blogumun performansını düşündüğüm için firefox eklentisini kurdum. Wordpress blogumda yeni yazı ekle dediğimde ise karşıma bam başka bir arayüz çıktı. Yeni yazı ekleme sayfasının solunda Zemanta’nın yazımı zenginleştirmke için sunduğu seçenekler geldi.

Güzel olan özelliği ise gelen seçeneklerin siz yazınızı yazdıkça değişiyor olması. Sizin yazdığınız metne göre resimler, konu ile ilgili güncel içerikler, bağlantılar ve taglar değişerek sizin için en uygun seçeneklere dönüşüyorlar. İçeriğinize katmak istediğiniz her hangi bir öğeye bir defa tıklamanız onun yazınıza dahil olmasını sağlıyor.

Özellikle görsel öğeler konusunda çok kulanışlı olduğunu düşünüyorum. Her hangi bir resim aramak için googla gitmeniz gerekmiyor. Zemanta size en uygun resimleri otomatik olarak getiriyor.

Yazdığınız konu ile ilgili sunulan güncel içeriğin çoğunlukla ingilizce olması biz türkçe blog yazarları için bir dezavantajdır.  Ama aranızda ingilizce blog yazanlar varsa gerçekten çok güzel yararlanabilirsiniz.

Dezavantajlarından birisi eklendiğiniz resimlerin direkt olrak bağlantılı gelmesi, yani resmi aldığınız siteye bağlantı vermesi. Bu sayede resimlerin kaynağı belli oluyor belki ama ziyaretçileriniz buralara tıklayarak sitenizden ayrılacak olmaları kötü.

Kısacası özetlersek araştırmalarınız için fazla vakit harcamadan çok kaliteli  içerik hazırlamak, içeriğinizde farklı görseller kullanmak istiyorsanız Zemantayı denemeniz gerekiyor.

Açıkçası denenmesi gereken ve bence yararlı bir araçtır.

İsteyenler Zemanta sitesini ziyaret edebilirler.

İlginizi çekecek diğer yazılar

Öylesine yazılar , , , , , ,

Ziyaretçi kaynağı olarak video içerik.

28 Nis 2009

Blogum yayına başlayalı tam 4 ay oldu. Blgumda video içerik yayınlamaya başlayalı ise sadece 2 ay oldu. Video içerik hem konuları daha iyi anlatmaya hemde görsel öğeleri daha çok beğenen ziyaretçilerin ilgisini çekmeye çok iyi başarıyor. Ancak video içeriği yayınlamayı düşünüyorsanız söz konusu içeriğin sizint arafınızdan hazırlanmış olması web sitenize bam başka bir hava katacaktır.
Neden mi? Çünkü kendi hazırladığını videoda kendi logunuzu veya web adresinizi yerleştirebilir, anlatımı istediğinizi tarzda hazırlayabilir ve istediğiniz yerde yayınlayabilirsiniz. Başlangıçta çok anlamsız gelebilir, “Arkadaş ismimizi yazıpta havamı atacağız sanal alemde?”. ancak yinede gelin biraz ayrıntılara inelim.

Tembel blogcunun örneği: Tembel bir blogcu blogunda youtube ve benzer video içerik sitelerinden aldığı videoları bloguna eklerdi. Ziyaretçileri bunu çok beğenirdi. Başlangıçta her şey çok iyi gidiyordu. Ancak sonra ziyaretçilerin sayısı git gide azalmaya başladı. İstatistik grafikleri renksizleşti. Yorum yazan kalmadı. Bloguda yavaş yavaş gelişmekle yetindi.

Çalışkan blogcunun örneği: Çalışkan bir blogcu vardı. Onun bunun video içeriğini reklam yapmaktansa kendim uğraşır video hazırlarım der ve çalışırmış. Kendi hazırladığı videolar çok profesyonel işi değildi ama ziyaretçileri verilen emiği görüyor ve video içeriği çok beğeniyorlardı. Bunu yorumlar ve ziyaretleri ile belli ediyorlardı. Ziyaretçi sayısı arttıkça blogun kalitesi ve havası git gide arttı. Sonuçta blog çok iyi bir hale geldi.

Bu kısa ve öz iki örnekten acaba ne ders çıkardınız? Sadece kendi elinle yaptığın şeylermi beğeni topluyor? HAYIR.
Gelin bu iki hikaye arasında en önemli farkı ortaya çıkaralım. Bu fark aslında istediği gibi yapar düzenlerim farkıdır. Yani siz başka bir yerden aldığınız videoyu yayınladığınızda aslında orada reklamı geçen bir web sitesinin (hani altta yazarlarya “http://www.e-gunluk.net”) reklamını yapmış oluyorsunuz. Ziyaretçilerde oradaki asıl kaynağı görerek o adrese yöneliyor ve işi ilk elden takip etmeye çalışıyorlar. Kısacası sitenizde beleşe reklam yapın durun, hemde ziyaretçi kaybederek.
Peki kendi hazırladığım video içeriğine kendi web adresimizi yazarak ne kazanacağız, hani icabından hiç yazmayabilirimde diyebilirsiniz. Ancak unutmayın ki web alemi başkalarının yaptıklarını alıp yayınlayarak hava atan webcilerle dolu. Bırakın onlarda sizin reklamınız yapsınlar. Örneğin ben aptığım tüm videolarda kendi web adresimi yazarım. Benim hazırladığım videoları kendi sitelerinde yayınlayanlar aslında bir taraftanda benim reklamımı yapıyorlar.
Daha önce online olarak video hazırlama aracı olan screentoaster hakkında yazmıştım. Şimdiye kadar ben toplam 16 adet video hazırladım. Screentoaster web sitesinde bunların toplam gösterim sayısı 672 adet. Yani benim web sitem tam 672 defa reklam edildi ki buna başkalarının kendi web sitelerine keledikleri ve benim siteme eklediklerim dahil değil. Hadi yuvarlak hesap bu sayı 1000 defa olsun. İki ayda 1000 defa reklam edilmek ve ziyaretçi kazanmak bence iyi bir SEO tekniğidir.
Bu arada bir şey daha unutmayalım ki Screentoaster henüz yeni bir hizmettir ve ziyaretçi sayısı çok değil. Bu videoları Youtubeye attığınızı düşünseniz belkide günlük 100 ve üzeri yada binlerce gösterim söz konusu olabilir.

Neyse kısacası video içeriğe önem vermeyenlere veya önem veripte tambellik edenlere bir önerim var. Screentoasterı bir deneyin, Çok basit olduğunu göreceksiniz. Kendi videolarınız hazırlayın ve ziyaretçilerinize sunun. Bakın nasıl güzel oluyor.

İlginizi çekecek diğer yazılar

SEO, Yararlı araçlar , , , ,

Tynt Tracer: içerik hırsızı size çalışsın.

18 Nis 2009

Daha önce “İçerik hırsızlarına dikkat edelim” başlıklı yazımda size Copyscape arama motorundan söz etmiştim. O arama motorunda kendi web adresinizi yazdığınızda benzer veya aynı içeriğe sahip siteleri bulabiliyordunuz. Böylece sizden içerik çalan siteleri öğrenme imkanınız vardı.

Şimdi size yine içerik hırsızlığına bir çözüm olarak kullanılabilecek bir hizmeti tanıtmak istiyorum. Online hizmetimizin adı “Tynt Tracer”.  Bu hizmetten yararlanmak için tek yapmanız gerekn şey üye olup verilecek scripti web sitenizin “</body>” tagından önce yapıştırmak.

Peki bu hizmetin size ne gibi yararı olur, Tynt Tracer nedir ve ne yapar?

Tynt Trace kendi  kodunuzu yapıştırdığınız sayfalarda kopyalama işlemi esnasında otomotik olarak web sitenizin bağlantısını sonuna ekler. Böylece sadece metin kopyaladığınız düşünün kopyacı kopyaladığı metin ile birlikte farkında olmadan sizin bağlantınızı da kopyalar. Tabiki dikkatli bir hırsız farkına varıp bağlantıyı silebilir ama o da o kadar önemli değil. Sonradan gerekirse Copyscape kullanılarak hırsız yine bulunur. Bu arada Tynt Tracera giriş yaptığınızda ana panelde kopyalanan metinleri, en çok kopyalanan kelimeleri ve kopyalanan resimleri görebiliyorsunuz.

Bu sayede:

1- Tynt Trace sizin için ziyaretçi sayınızı artırır. Örneğin Pagerank olayını göz önüne alırsak size dışarıdan gelen bağlantı sayısı arttıkça pagerank değerinizde artıyor. Tabi bağlantınıza tıklayan ziyaretçilerde sitenizin istatistiklerini olumlu etkileyeceklerdir.

2- Yine aynı mantıkla sizin içeriğiniz prestij kazanır. Ziyaretçilerinizi kopyalamaktan vazegçiremezsiniz. Bırakın kopyalasında ve içeriğiniz sizin bağlantınızla internette yayılsın.

3- En çok kopyalanan metin, kelime ve resimleri öğrenerek sitenizin potansiyel hedef kitlesini öğrenme imkanına sahip oluyorsunuz.

Bence çok yararlı ve bazende eğlenceli bir araçtır.

İlgilenenler buraya.

İlginizi çekecek diğer yazılar

Online Servisler , , , , ,

Blog’da yazının uzunluğu ve ziyaretçinin tepkisi.

28 Şub 2009

Bu yazımda blogcular tarafından uzun yıılardır tartışılan konu ile ilgili bilgi ve kendi düşüncelerimi vermek istiyorum.
Konumuz; ideal içerik uzunluğu. Yabancı blog ve sitelerden araştırdığım ve yer yer alıntı ettiğim bilgiler hem içerik hazırlarken size kolaylık sağlayacak hemde ziyaretçilerinizi olumlu etkileyecektir.

Ziyaretçi konsantrasyonunu devamlılığı – bir çoğumuz girdiğimiz blog ve web sitelerde bir içerikte en çok 1-2 dakkika odaklanıyoruz. Özellikle aceleci olaalarımız biraz başından biraz sonundan okur linklere tıklar ve yoluna devam eder. Tabiki bu durum bizim içeriğimizi okuyan ziyaretçiler içinde geçerlidir. Yuvarlak hesap 100 sn bir yazı için yeterlidir. Ancak bu yazı devamını oku…

İlginizi çekecek diğer yazılar

Öylesine yazılar , ,

Ziyaretçileriniz sizin siteniz’den nefret etsin.

13 Şub 2009

Bir blogda kaliteli içerik, güzel başlık ve süper bir tasarım her şeyin başını çeker değilmi? Hayır asıl önemli olan bütün bunları görecek ve değerlendirecek olan ziyaretçilerdir. Bu yazımda ziyaretçi kovar site nasıl yapılır onu anlatacağım, daha doğrusu ziyaretçi kaybetmek istemiyorsanız nelere dikkat emelisiniz onu anlatacağı.
devamını oku…

İlginizi çekecek diğer yazılar

Öylesine yazılar , , ,

Kaliteli içerik tek başına blogun gelişmesine yeterli olurmu?

13 Şub 2009

Kaliteli ve benzersiz bir içerik her blogun gelişmesine ve zirvede kalmasına yardımcı olur. Kaliteli bir içerik hem diğer sitelrden blogunuza link sayısını hem de yorum sayısını artırır. Ancak kabul etmek zorunda olduğumuz bir gerçek var “Kaliteli içerik tek başına blogun gelişmesine yeterli olmaz”. Türk blog aleminde bir çok yetenekli ve başarılı blog yazarı var. Yüzlerce vefalı okuyucusu olan bu bloglar arasından sıyrılmak o kadarda kolay değil.

Kendi blogunuzu kurduğunuzda ve ilk yazılarınızı yazmaya başladığınızda her şey pembe görünüyor. Yaz, yaz, yaz ve yine yaz. Hem basit, hem kolay ve ben bu işte yetenkliyim diyorsunuzdur kendinize. Ancak vakit geçtikçe bir bakıyrosunuz ziyaretçi sayısı çok az, rss’nize kayıt olan yok ve yazılarınızı kimse yorumlamıyor. İşte burada eller iniyor ve blogunuz yavaş yavaş yeni yazılardan mahrum kalıyor, zamanlada üstü küfle kaplanmış sıradan bir siteye dönüşüverir.

Bu durumda bir kaç soru geliyor akla;

«benzersiz makaleme nasıl ziyaretçi çekerim?»

«nasıl yeni ziyaretçi çekeyim?»

«Blogumu nasıl geliştiririm?»

Tabi ki bu soruların cevalarını google.com veya başka arama motorlarına sorabilir ve sürüyle cevap alırsınız. Emin bu cevaplar size fazlasıyla yardımcı olacaktır.  Ancak bende çorbada tuzum olsun diye bir kaç öneride bulunmak istiyorum.

1- Okuyucularınızla etkileşim ortamını sağlayın. Ziyaretçilerinizin fikirlerini sorun, onların fikirlerini blogunuzdaki makalelerde onlarıda tanıtarak yazın. devamını oku…

İlginizi çekecek diğer yazılar

Öylesine yazılar , , ,